Bizden Hikayeler

alt

Mehmet Ali Göker olarak akciğer hastalığımın başlangıcı, gelişmesi ve sonucu hakkında şunları yazmak istiyorum. Yaşadıklarım umarım başka hastalara örnek ve teşvik olur.

Bir gün 16 yıldır arkadaş-dost olduğum, KBB uzmanı doktor dostum durduk yerde dedi ki “bir akciğer filmi çektirelim”. Çektirdim. Baktı iyi dedi.  Ağrım öksürüğüm yok. Sigarayı çok içiyorum. Filtreli sigaralar henüz yokken, Yeni Harman ve yassı sert içim Klüp sigarası içiyorum. Bunun yanında yine tek şekerli  çarşı kahvesinden gelen 40 bardak çay içiyorum. Evde yapılan mis gibi çayları içemiyorum. Sigarayı bırakmadan 3 yıl önce, sigara tüketimim 4.5 pakete (günde 90 adet)çıktı. Parmaklarım sapsarı, Yüzüm dudaklarım öyle. Her yerim  sigara kokuyor. Başımı yıkarken bakıyorum, sanki  başımdan zift akıyor!

Altı ay sonra doktor arkadaşım “bir akciğer filmi daha çektirip, bakalım” dedi. Eski ve yeni filmi karşılaştırıp, dedi ki: Bana göre tehlikeli bir durum yok. Ancak bir de Osmangazi üniversitesinde hocalara baktıralım. Onun önerisi ile hemen hastaneye gittim. Önce orada kalp profösörü olan Bilgin Timuralp’ e gittim. Beni güzelce muayene etti. Dedi ki: Sen benim hastam değilsin. Çomak  parmaklar bana senin Göğüs  doktoruna gitmem gerektiğini düşündürdü. Kimi önereceğini sordum. İsim verdi: Muzaffer Metintaş, diğerini hatıralayamıyorum. Her ikisinden de o hafta hastanede olmadıkları için randevu alamadım. Düşündüm bu doktorlardan yalnız Eskişehir’de mi var. Çocuklarımı İzmir’de(orta öğretim) okutuyorum. Orada kiralık evimiz var. Küçük kızım Nilay’ın Amerikan Kolejindeki, can-ciğer arkadaşı Şimel’in babası Ege  Üniversitesinde  Kadın Doğum Profösörü Gürsel Gündem arkadaşımıza konuyu aktardım. Eşi Deniz Hanımla paylaştıktan sonra, beni tanıdıkları olan 9 Eylül Üniversitesindeki Prof. Dr. Eyüp Sabri Uçan bey’e yönlendirdi. Eşi Deniz Hanımla beraber hocaya gittik. Muayene etti, Gerekli tetkikleri yaptı. Filmde akciğerdeki tümörü fark etti. İleri tetkikler-Tomografi sonuç  senin hemen ameliyat olman gerekli dedi.  Her şey gibi durumu olgunlukla karşıladım. Abartma ve panikleme huyum yok tur. Dedim ki: Hocam, bana 1 hafta müsaade edin, göreyim. Olmaz dedi: Bu nasıl bir şey biliyor musun? Hani Haydarpaşa’da trenden inip karşıya geçeceksin. Vapura binmek için acele ediyorsun; tam yaklaşıyorsun; tam yaklaşıyorsun, adımını atacaksın … Vapur hareket ediyor. Tümör orada duruyor, eğer bir hareket ederse; tutamazsın Ali bey dedi. Tedavide çok zorlanırız. Karar senin. Eşim Hesna hanımla göz göze geldik, bakıştık, tamam dedim. Hastaneye yatacağız Eşim hemen hastanede lazım olacak olan, Pijama, terlik, kolonya  gibi… Malzemeleri alıp getirdi. Hastaneye yattık. Hemen tetkikler başladı. Tomografi (göğüs), parça alınıp biyopsi yapılması gibi… Bir sonuç çıkmadı mı desem? İstenilen sonuç çıkmadı mı desem? bilmiyorum. Eyüp Sabri hocam çıkan değerleri tetkikleri, ince ince inceledi. Dedi ki: Tümör orada duruyor. Bundan sonra yapılacak iş: Akciğeri açıp, operasyon sürerken oradan parça alıp, hemen patolojik tetkiki yaptırıp, kesin  durumu öğreneceğiz. Patolojiden gelen raporda tümörün kansorejen olmadığı hakkında idi. Peki bu tümör neydi? Küçükken geçirdiğim bir hastalık, verem gibi, ya da başka akciğer hastalığı gibi oluşan bir tümör olduğunu konuşurlarken duydum. Ne, Nedir? Neden sorularını böyle durumlarda sormam. Neden? Sorduğun kişiyi spekülasyon yapmaya yöneliktir. Doktoruma iyi olacak mı dedim: O da iyi oldu dedi. Böylece Vapuru kaçırmamış oldum. 27 Ekim 1999 yılında tam şifa raporu ile hastaneden ayrıldım. Çıkınca herhangi bir ilaç vermediler. Yürüyüş,  yüzme temiz havada yaşamamı önerdiler, Bir müddet 3 ayda bir tetkik için gelmemi istediler. O günden beri önerilenleri bazı zaruretler dışında devam ediyorum.

Bu Ameliyattan 6 yıl sonra vücudumda bazı uyuşmalar oldu. Ağırlaştım. Eşimle kızım Naime hemen organizasyon yapıp, gene İzmir’e şifa aramaya gittik. Hemen Göğüs hocama durumu anlattık. Hemen Alsancak hastanesine yatırdılar. Eyüp Sabri Hocam bunu tetkiklerden sonra beyinde tümör olabileceğini (Metastaz) düşündü. Gene Eyüp Sabri hocam beraber tartıştılar. Hocamın muayenesine yakın yerde bir beyin hocasına gönderdiler. O da Hoca dedi ki ben bunu ilaçla tedavi ederim. Ben  tatmin olamadım. Ege üniversitesinden Beyin Cerrahi Mehmet Zileli de muayene etti. Ameliyata karar verdik. İtirazım olmadı. Mehmet beyi gözüm tuttu. Mehmet Zileli  Bey’in anlaşmalı olduğu Özel Çankaya hastanesine götürdüler. Geceyi orda geçirdikten sonra saat 12:30 da beyin ameliyatına başlandı. Prof. Mehmet Zileli Hocam ilk muayenesinde Alsancak hastanesinde ameliyatın % 30 riskli olduğunu söylemişti. Bende olsun dedim. Ameliyata girerken % 30 risk taşıdığınızı söylemiştim. Gece biraz çalıştım. Bu ameliyatı risksiz gördüm dedi. Rahatladım. Ameliyat 520 dakika sürdü. Yatağımda 1 saat sonra uyandığımda idrarım geldi. Aaaaa… kalktım doğru tuvalete hiç aksama olmadan yaptım. Yatağıma geldim. Sanki hiçbirşey olmamış gibi… Biraz oturduktan sonra uyumuşum. Uyandığımda saat 18:00 idi. Mehmet Zileli Hocam geldi. Duruma baktı: Geçmiş olsun dedi ve taburcu olduk. Ameliyattan sonra 6 ay kadar EPDENTİON diye bir ilaç aldım. Gene 3 ayda bir geldiğim kontrollerin sonunda, hocama danışarak ilacı kestik.

Sonraları Kalp’ten, bacaktan anjiyolarım oldu;  3 sefer. İyi geçti. Süreç içerisinde bazı hastalıklarım oldu. Mide Fıtığı, Bacaklarda halsizlikler, kemiklerde sızlamalar, tırnaklarımda sıkıntılarım oldu. Kulaklarımda, gözlerimde vbg… Bunlar içinde en önemlisi 42 yıldır süren kabızlık ve tedavileri… Bu dertten her zaman şikayetçiyim. Bunlar içinde kalp Anjiyolarımı yapan Prof. Dr. Alparslan Birdane’ye diğer hocalarım kadar minnettarım.

Beyin Ameliyatının kontrolleri bittikten sonra; Eyüp Sabri hocama “çocuklar okulu bitirdiler. İzmir’den taşındık. Eğer mümkün ise Eskişehir Osmangazi Üniversitesinde kontrolleri yaptırsam” diyorum. O da hemen orada bizim Muzeffer Metintaş var. Ben ne isem; o da o. Ben ona telefon açayım şimdiden sonra oraya git. Telefon açmış. Şu ana kadar 3 aylık kontrollerimi, gerekli olan diğer kontrollerimi de Muzaffer Metintaş hocama yaptırıyorum. 1999 yılından beri hayattayım, üstelik beyin metastazım da vardı. Bu süreç içerisinde yakalandığım diğer rahatsızlıkları da ona söylüyorum. Yorumluyor; yönlendiriyor. Yaşamım küçük rahatsızlıklarım dışında keyifli bir şekilde devam ediyor.

Bu yazıları objektif şekilde yazdım.

                                                                                                              Kurban Bayramı 16 Ekim 2013 Kütahya

                                                                                                                                                     Mehmet Ali Göker

EK 1:

Akciğer Ameliyatımda karar veren ve uygulayanlar:

Prof. Dr. Gürsen GÜNDEM, Prof. Dr. Eyüp Sabri UÇAN, Prof.Dr. Öztekin OTO

Beyin ameliyatı karar veren ve uygulayan cerrahlar:

Prof. Dr. Eyüp Sabri Uçan, Prof. Dr. Gürsen Gündem, Beyin Cerrahi Prof. Dr. Mehmet Zileli

EK 2:

Hocalarımın hepsine yürekten teşekkür ediyorum. Özellikle Eyüp Sabri Uçan hocama, Kardiyolog Alparslan Birtaneye, Öztekin oto beyefendiye Müteşekkirim.

Ellerine sağlık. Sağlıkçı olsunlar… İlaveten Başlangıçta çektirdiği Filimlerle beni uyaran K.B.B. Uzman doktoru Ünal Poyraz’a beni iyice muayene edip, Göğüs Hastalıklarına yönlendiren Prof. Dr. Bilgin Timuralp hocama da minnettarım.

alt

ESKİŞEHİR OSMANGAZİ ÜNİVERSİTESİ AKCİĞER VE PLEVRA KANSERLERİ

                                                           UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ HASTALARINA

Ben 18.02.1945 Eskişehir doğumlu Gürol EKER olarak bu mektubu size yazmak istedim.

2007 yılı Şubat ayında göğsümde duyduğu bir cızırtı sesi ve eşimin ısrarı üzerine hiçbir sağlık şikayetim olmadığı halde Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Göğüs Hastalıkları Servisinde yapılan muayenede akciğerimde birkaç cm büyüklüğünde ur (kanser) tespit edildi.

Elbette önceleri çok üzüldük; ancak yapılan telkinler ve çocuklarımın ihtisas görmüş doktor olmaları sakinleşmemizi sağladı.

Daha sonra yapılan incelemelerde akciğer ameliyatı olmama karar verildi. Nisan 2007 tarihinde yapılan ameliyatla akciğerimin sağ üst lob’u alındı.

Erken teşhis edildiği için ameliyattan sonra normal kontrollerim dışında hiçbir tedavi görmedim.

Bugüne değin düzenli kontrollerime gidiyorum. O zaman ihtisas gördüğünü düşündüğüm ve ‘’Ben buldum’’ diye hastasına yararlı olabilmenin sevinciyle çığlık atan Dr. Pelin Hanım’a, teşhi ve tedavimi planlayan Prof.Dr. Sinan Erginel ve Prof.Dr. Muzaffer Metintaş’a, beni ameliyat eden Prof. Dr. Semih Halezeroğlu’na, bugüne değin düzenli takplerimi yapan Doç.Dr. Güntülü Ak ve Prof.Dr. Muzaffer Metintaş’a ve bütün personele teşekkür eder, saygılar sunarım.

                                                                                                                                                               23.07.2013       

                                                                                                                                                               GÜROL EKER

 

alt

Sevgili Hastamız Hüseyin Karagöl diğer hastalarımıza duyurmak üzere bir mektup göndermiş.

http://akcigerplevrakanser-esogu.org/images/stories/dosyalar/HuseyinKaragul.docx

Hastalarımızın okumasını tavsiye ediyoruz.

Hüseyin Kargöl'e de sevdikleriyle birlikte daha nice uzun ve mutlu yıllar dileriz.

alt

Ben, 29.09.1936 doğumlu Güngör AKINCI’yım.  “Kanserden korkma geç kalmaktan ve tedavi olmamaktan kork’’ sloganı ile yaşadıklarımı sizlerle paylaşmak istiyorum.

2004 Nisan ayında Kadın Hastalıkları rahatsızlığım nedeni ile değerli başarılı bir ameliyat geçirdim. Ameliyat öncesinde gerekli tetkikler yapılırken akciğer filminde bir kitle olduğu görüldü. Bu kitle nedeniyle 4 Haziran 2004 tarihinde 6 saat süren bir ameliyat geçirdim. Bu ameliyatım öncesi ve sonrası tüm doktorlarıma şükranlarımı sunarım.
 
Başka bir rahatsızlığımın tedavisi için hazırlamışken, bir anda “akciğer kanseri olduğumua öğrenmek tabi ki kolay bir durum olmadı. Halen daha benim hastalığıma yakalanmış, tüm hastalara da söylediğim gibi ilk duyduğum an  ‘‘ben bu hastalığı yeneceğim’’  dedim. İnanç, azim ve hayatı sevmek, bu hastalıkla başa çıkmanın psikolojik ilaçları! Ameliyat sonrasında bana verilen programda üç seans kemoterapi aldım. Bedensel gücüm el verdikçe rutin ev hayatımdan kopmadan, ameliyat öncesinde olduğu gibi kendim ve sevdiklerimle ilgilendim.
 
İlerleyen süreçte de yavaş yavaş normal yaşantıma geri döndüm. Hiç moralimi bozmadım; ağlayıp sızlanmadım, kendimi yıpratacak ve moralimi bozacak nedenlerden uzak kalmaya gayret ettim. Bu gayretimin nedeni kendimi güçlendirme isteğimle beraber, sevgili eşimi ve yavrularımı da üzmeme isteğimdendi. Hayat gayelerimden kopmadım.
 
Ben önce Allah’a sonra doktorlarıma güvendim. Şimdi aradan 9 yıl geçti. Bu yıllar içinde hocalarımla hiç irtibatı kesmedim, muntazam kontrollerime gittim, gıdama dikkat ettim, bol meyve-sebze ile beslendim. Fazla olmamak kaydı ile proteinli gıdalar yedim.
 
Şimdi çok sağlıklıyım, eşimin işini yapıyoruz, gezip eğleniyorum.
 
Yukarıda belirttiğim gibi ‘‘Kanserden korkma geç kalmaktan ve tedavi olmamaktan kork’’ diyorum.
 
Saygılarımla.                                                                                                                       
 
Güngör AKINCI
 
23 Mayıs 2013